29 Ağustos 2010 Pazar

Yeni Sezon tayt modelleri

Tuniklerle, uzun tshirtlerle kombinlediğimiz taytlarımız 2010 saonbaharında da çok moda... Genellikle pamuk kumaştan üretilmiş tayt modellerine ; dantel, yırtılmış bölümler ve deri detayları ekleniyor.
Dantelli modelleri giymek biraz cesaret işi gibi.. Bana göre çok etkileyici duruyor ...


27 Ağustos 2010 Cuma

türk kahvesii..

özellikle akşam yemeklerinden sonra yada sabahları  güzel bir uykunun ve kahvaltının ardıında nede güzel gider türk kahvesii...

hakkında çoğu seyi yanlış bilsekte hiç aldırmaz içeriz büyük keyfimizlee..:)

selülit yaparmış türk kahvesii ; yanlış hatta aksine cilde iyi geliyormuşş, antioksidan içerdiği için kansere yol açan hücreleri  öldürüyormuş,
Baş ağrısı ilaçlarında bulunan bazı maddeleri içeren kahve, ağrı kesicilerle kıyaslandığında, yüzde 40 oranında baş ağrısında daha etkili oluyormuş,Düzenli kahve içenlerin siroz gibi karaciğer rahatsızlıklarından daha az şikayet ettiği görülüyormuş ve safra taşınada iyi geldiğini biliyorum..

safranboluya yolunuz düşerse 'değirmen kafe' de türk kahvesi içmenizi tavsiye ederim. hikayesini dinleyerek özellkle. ben orda öğrendim kahvenin nasıl servis edileceğini..  yanında getirilen su kahveden önce içilmek içinmiş ağzımızdaki tatları atıp kahvenin tadını daha iyi alabilmek ve telvelerin bogazımıza yapışmaması için.. ve yanında nar suyu getirilirmiş ki kahveden sonra agzımızı tadlandırsın diye..çoğu kafelerde lokum ,çikolata,kurabiye getirirler ama geleneği buymuş..:)

keyifi bol kahveli günler diliyorumm ..:))

26 Ağustos 2010 Perşembe

Sally Hansen


Sally Hansen ürünlerinde bugün Markafoni de indirim var ...

Ben şimdiye kadar sally hansen 3 ürününü denedim. İlk kullandığım ürün bacak spreyi, çok memnun kaldım.
Bacaklarınıza spreyi sıkıyorsunuz ve fondoten gibi yediriyorsunuz ve pufff karşınızda çorap giymiş gibi kusursuz bacaklar. Hele benim gibi küçükken yaramaz bir çocuksanız ve bacağınızda çok yara izi varsa anında kapanıyor. Ufak bir detay açık ton elbiserinizde terleme sonucu biraz leke bırakabiliyor

Diğer iki ürün ise tırnak ürünleri. Biri hata düzeltici Asetonlu kalem ... Koyu renk oje kullanmayı seviyor ama sürdükten sonra kenarlarına taşanları silerken zorlanıyorsanız bu ürün tam size göre... ince asetonlu kalem ucu ile ojelerinizi hasar görmeden düzeltebilirsiniz. İkinci ürün ise fransız manikür kalemi ... Ben bu ürünü rahat kullanamadım ama kardeşim çok mennun kaldı .. Benim beceriksizliğimden kaynaklanıyor sanırım :) ... Kardeşim bu kalem şeklindeki ürün ile çok güzel fransız manikürü yapmaya başladı.

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Simit Sıcak Simmiiiit

Simidin Tarihçesi


Ramazan geldiğinde en çok sevindiğim olaylardan biridir iftar sonrası çay,peynir ve simit ile yaptığımız küçük ziyafet…Geçen akşam balkonda simitçinin gelmesini beklerken oturup birde nereden geliyor bu simit diye küçük bir araştırma yaptım ve sizlerle de paylaşmak istedim.

Simidin tarihi tahmini 600 yıl öncesine dayanmaktadır.Eğer simidin dünyanın başka neresinde olduğunu merak ediyorsanız,başka bir ülkede olmadığını görürsünüz.



Simidin Osmanlıdaki serüveni 14.yüzyıla kadar dayanmaktadır.Bu yüzyıllarda sultan sofralarında ,saray mutfağında da yerini almayı başarmıştır.Aslında simit bir bakıma saraylı idi.



Hekim Bereket Türkçe el yazması tıp kitabı olan Tufet-i Mubariz adlı eserinin son kısmında Tabiat Name bölümünde yemek çeşitlerinden ve hamur işlerinden bahsederken simitten de bahsetmektedir.

Yeniçerilerin bir kolu olan “Sekban Sınıfı”na ait fırınlarda çalışmak üzere işe başlayanlara simitçi denmekte, saray fırınında “Simitçi Ustası” adı ile çalıştırılan ustalar bulunmakta idi. Görüldüğü üzere

yeniçeriler simidi bolca tüketmişlerdir.



Evliya Çelebinin seyahatnamesinden İstanbul’da simitçilerin 70 fırında, toplam 300 nefer olarak çalıştığını, bunlardan kimisinin de bağlı olduğu fırınların çırakları olarak fırın hesabına çalıştıklarını öğreniyoruz.

Ancak, simitçilerin “Simitçiler, Ekmekçi ve Börekçiler” adıyla dernek kurmaları, 10 Haziran 1910 tarihinde gerçekleşiyor.



XIV. Yüzyılda Osmanlıda simit çeşitli vesilelerle karşımıza çıkıyor. Örneğin Avrupalı ressamlar eserlerinde simit ve simitçilere sıkça yer vermişlerdir. Bunlardan en ünlüsü İtalyan ressam Giovanni Birindesi’dir.

Abdül Mecit devri İstanbul’unu anlatan gravürlerinin pek çoğunda simitçiler bulunmaktadır. Diğer bir ressam ise yağlıboya “Simit Satıcısı” tablosunu da resmeden Warwick Goble’dır.



Simit’in hayatımızdaki yeri sadece II. Dünya Savaşı yıllarında bir süreliğine boş kalmıştır.



II. Dünya Savaşı yıllarında unun az olması nedeni ile bir süre simit yapımı yasaklanmıştır. Çok fazla uzun sürmeyen bu yasaktan sonra un üretiminin normal düzeye çıkması ile yapımı tekrar serbest bırakılmıştır.

II. Dünya Savaşı sonrası satışında farklı yöntemler denenmiş, poşet içerisinde ve farklı şekillerde satılmaya çalışılsa da lezzetinin bozulduğunun görülmesi üzerine tezgâhta simit satışına tekrar dönülmüştür.



Türkiye dışında hiçbir ülkede üretilmeyen simit, susam, un, maya ve pekmez den oluşur.



Üç türü var.



1-Taban simidi: Fırına tıpkı ekmek gibi kürekle atılır.



2-Tava simidi: Tavada pişirilir.



3-Kazan simidi: Az susamlı ve parlak görünüşlüdür.



Simidin rengindeki ve lezzetindeki fark, şehirden şehire değişmesi ise “pekmezleme” denilen aşamanın farklı uygulanmasından kaynaklanmaktadır.





“Pekmezleme işlemi İstanbul’da ‘soğuk’ olarak, Ankara, İzmir, Bursa ve pek çok diğer yörede ise genelde ‘sıcak’ olarak yapılır. Sıcak pekmezlemenin özelliği ise Pekmez ve su yaklaşık bire bir oranında karıştırılıp

bir kap içinde kaynatılır.Halka haline getirilip bağlanmış olan simitler önce bu kaynar pekmezli su içinde bir müddet ön pişirmeye tabi tutulur ve hemen ardından susama bulanıp fırına sürülür.

22 Ağustos 2010 Pazar

Eşarplardan , Yazmalardan Çantalar ...

annAnne Kaz'ın blogunda okuyup martha stewart ın sitesinde yapımını izledikten sonra evde bulduğum tülbent kumaşından bu çantanın yapımını denedim... Kullanımı rahat bir çanta modeli, kullanmaktan sıkıldığınız eşarpları bu şekilde kullanabilir veya benim cumartesi günü yapacağım gibi sırf bu çantalardan yapmak için eşarp alabilirsiniz.. Ucuzluk Pazarına gidip rengarenk eşarplardan alacağım ve yazın kullanmak için bir sürü modelden bu çantalardan yapacağımmm ...
Özellikle tatilde püfür püfür elbiselerin yanında çok şık duracak ...
Yapımı ise çok basit ilk olarak kumaşınızı dört köşesinden düğümlüyorsunuz, sonrada her iki düğümü birleştiriyorsunuz ve çantanız hazır ..

Takı Malzemelerinden Yeni Cicişler ...

H.nin can sıkıntısından ortaya çıkardığı cicişleri paylaşmak istedim ...
Tişörtlerin üstüne tak tak çık :)