30 Haziran 2012 Cumartesi

Duyguların Rengi ...

Duyguların Rengi herkesin okuması gereken bir kitap, sürükleyici elinizden bırakmak istemeyeceksiniz.
Amerikada Siyah ve Beyaz ayrımının yapıldığı zamanlarda hizmetçilerin ve ev hanımlarının yaşadığı olayları konu alıyor.
insanların sırf renkleri yüzünden zamanında ayrım yapılması ne kadar üzücü birşey ( ki şimdi renkleri geçtik bizleri dilimizle dinimizle seçtiğimiz görüşümüzle birbirimizden ayırmaya çalışıyorlar ne yazık :( )
Zaman zaman duygulandıran zaman zamansa güldüren bir kitap, kitap filme de uyarlanmış en kısa zamanda alıp izlemeye çalışacağım.

Kitap da Aibleen karakteri benim favorim, hayatta yanlış giden olaylara sessiz kalmamak lazım.

Yazarın ilk kitabı ve kendi hayat hikayesinden esinlenerek yazmış.




Kitabın arka kapak özeti şu şekilde;
Renkler Farklı Olsa Da Duygular Hep Aynıdır
Farklı Renkteki Ellerin Birleştiği Bu Romanda Yer Alan Kadınları Unutamayacaksınız

Kaybolmuş ve adaletsiz bir dünya... Mississippi, Jackson; 1962. Siyah kadınlara, beyaz çocukların bakımında güvenilen ancak gümüşleri parlatma konusunda güvenilmeyen bir dönem.
Skeeter, Aibleen ve Minny… Kimse arkadaş olacaklarına inanmazdı. Her biri başka bir gerçeğin peşindeydi. Ve bir araya geldiklerinde anlatılacak sıra dışı bir hikâyeleri oldu.
On yedinci beyaz çocuğunu büyüten ve kendi oğlunun trajik ölümünün neden olduğu yaraları iyileştirmeye çalışan Aibleen, aşçılıktaki başarısı da en az dilinin sivriliği kadar dillerden düşmeyen Minny ve üniversiteden dönüp onu büyüten biricik hizmetçisinin neden evlerinden ayrıldığını anlamaya çalışan Bayan Skeeter. Duyguların Rengi, acıların, acıları alaya almanın, değişimin ve umudun sonsuz zamanda yankılanacak evrensel hikâyesidir.

26 Haziran 2012 Salı

Paradontax Diş Macunu

Şiddetle tavsiye edilir :) Dişlerimi fırçalarken çok olmasa da ufak kanamalar meydana geliyordu, diş fırçası seçerken ekstra soft diş fırçası seçerim bu yüzden . Ama şimdiye kadar bu diş macunu neden almadım kendime kızıyorum walla. ( ki sihirlisüpürge  alevcimde bayaa bi övmüştü paradontax ı )

İlk başta tadı biraz midenizi bulandırabilir ama yavaş yavaş alışıyorsunuz ve bir müddet sonra tadı ile alakalı sorun kalmıyor. Yapay olan herşeye alıştığımız için doğal olan birşey ile karşılaşınca şok oluyoruz :) İçeriğinde doğal bitki özleri var. Diş etlerine bakım yaptığı kadar bence dişleri de çok güzel temizliyor.

Diş eti problemi yaşayan herkese kullanmalarını tavsiye ederim.


25 Haziran 2012 Pazartesi

Günün Ojesi

Yeşil takıntım devam ediyor .. Bu ojeyi de rengine vurularak almıştım ama çok memnun kalmadım. Bu rengi yakalayabilmek için üç kat sürmek zorunda kaldım hayliyle kurmasıda bayaa zaman aldı . Hiç bana göre değil , ben hızlı olmalıyım sürmeliyim hemen kurumalı tek katta görülen rengi vermeli ;)



*** Oje no :19

24 Haziran 2012 Pazar

Mis Kokulu Giveaway :)

Sevgili Bouquest'ten Buket Poyraz dan süper bir giveaway ...

Sizde bende katılayım mis gibi kokular saçayıım diyorsanız buyrun buradan tık tık :)

Herkese Bol Şans :)

Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır...

Ahmet Şerif İzgörenden harika bir kitap daha bitirdim.

Kitabı okurken çoğu zaman kendinizden bir şey mutlaka bulacaksınız ve aklınızın bir köşesine bir şeyleri not edeceksiniz. Ahmet Şerif İzgören'in anlatımı nefis ,elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir kişisel gelişim kitabı. Bizi Anlatan bizi anlayan bir yazar bence Ahmet Şerif İzgören.
Keşke herkes okusa bu kitabı okurken anlasa , uygulamaya başlasa yazılanları , hayat daha güzel yaşanmaya başlar. Bence bu kitap lise çağındaki tüm gençlere okutulmalı, hayata bakışlarına bir artı katılmalı



23 Haziran 2012 Cumartesi

Uçan Kuşlar Martılarrrrr :P :)

Ayyy çok saçma bir giriş yaptım hadi hayırlısı ...

4 Haziran Doğum Günümdü, Hediyelerimi kombinlemeye başladım :) Bu ciciş ayakkabılarda doğum günü hediyelerimden biri .. Nasıl Şekerler değil mi :) Fotoğraf gün sonunda çekildiği için ayaklar birazcık dobik çıkmış..

Uçan kuşlar Martılar başlığı da Mangodan aldığım bu kuşlu bluz için .. arkası verev uzun bu bluzumu severek giyiyorum, Kolyem ise Kotondan..





21 Haziran 2012 Perşembe

Bodrum Bodrum ..

Kötü Kervansaray Tecrübemizden sonra kendimizi 1 günlük bodrum gezisi ile ödüllendirdik. Otelde falan yiyecek bişi bulamayınca Bodrum yollarına düştük.. Bodrumla geçen sene tanıştık ve geçen sene tatil dönüşü göz yaşlarıma engel olamadım. Babamın zamanında burada tavernası varmış. Hep Bodrum Bodrum der dururdu. Bir anlam veremezdim, ama birkez görünce aşık olunuyormuş bu şehre onu anladım. 2 gün gibi kısa bir süre kaldık, onunda bi günü otelde geçti. İnşallah bu sene tekrar gideriiiiz.
**Öğle yemeği için tamamen iç güdüsel Balkanı seçtik. Mekan Güzel , yemekler lezizdi fakat servis biraz yavaşdı. Burası girişi arka tarafı denize sıfır.
** Elimde maalesef foto yok yine bodrum sahilde Mahfel diye bir mekana gittik. Bodrum Belediyesi işletiyor yanılmıyorsam. Güzel bir yerdi . Waffle yemenizi tavsiye ederim. Dondurmasıda güzeldi.



** Bodruma gidili rde Kalesi Gezilmez mi .. Bu da kaleden bodrum manzarası.. Öğle sıcağında gezip daha sonra derdimiz neydi bizim dedik :)


**Buda bodrumun pastanesi buradaki bu acayip şeyleri yemek için birbirimizle yarıştık :)


** Ve Bodrumun mor çiçekleri .. Ne yazık ki bunlar benim memlekette yetişmiyor :(


** Bu bina boştu. Hemen hayallere daldım , üst kat Alperimle benim aşk yuvamız alt kat şirin mi şirin dükkanım. Bodrumda hayat var yaa biz buralarda yaşamıyoruz.


KervansarayMIŞ?!?!?!

Geçen hafta sonu bir toplantı için Bodrum - Kervansaraya gittik. Ammmaa gitmez olsaydık diyeceğim üzülerek. Kulübümüzün toplantısının yapılacağı yer açıklandığında waaaaaauuuu demiştik hepimiz bir heyecan yaşamıştık hatta biz bu işi uzatalım biraz daha kalalım gibi laflar çıkmıştı ağızlardan .. Çok şükür ki Allah yüzümüze bakıp fikirlerimizin önüne engel koymuş.

Efendim malum bu otel ünlü, birkaç tane daha zinciri var kendisinin ama nasıl bu otel ün yapmış bu kadar büyümüş anlamadık. Şimdiye kadar gittiğimiz 5 yıldızlı oteller içinde en kötüsüydü ... Neler mi yaşadık ...

Mesela ( ki benim için en önemlisi ) oda temizliği sıfırdı. Odamızda bir adet örümcek kardeşle göz göze geldik.
Restaurant ta yenecek hiçbirşey yoktu ki bunu şu şekilde özetleyim bizim pazar kahvaltı soframız daha geniş ürün yelpazesine sahip ... Aşağıdaki fotoğraf sözüm ona bu otelin yemekleri ama bir gören bulan olursa bize de haber versin böyle sunumu.

Restaurant pislikten, servis takımları pislikten gözükmüyor ve dahası personeli suratsızlıkta 1 numara . Birtanesine acaba bu masayı temizleyecekmisin diye sordum , masayı temizlerken kafama bardakları atacaktı neredeyse ...

Denizi sözde mavi bayraklı ama denizin üstünde ölü balıklar, poşetler, boş pet şişeler, bardaklar ne arasanız vardı be bir Allah ın kulu da eline bir file alıp buraları temizlemiyor . Aslında burada hatalı suçlu olan otel yönetimi , kendileri neredeler acaba ?!?!? Bodrum da Rıxos otelle komşu bir yerdesiniz. Otelinizin konumu doğası yeri vs. çok güzel böyle bir mekana yazık ediyorsunuz.

2 gece otelinizde konaklamak zorunda kaldık, toplantı olmasaydı buna katlanmazdık.

Siz siz olun bordum kervansaray dan uzak durun bodrum merkezde bi pansiyonda kalın daha iyi.

Vee son bomba fotoğraf 5 yıldızlı otelin yatak düzeni , odamızdan bi görüntü bu herşeyi anlatır sanırım.
İnsan alttakı yatagı bir şekilde kalın bi kumasla falan örterde , saklar..



6 Haziran 2012 Çarşamba

Walla Doğru :)

iş koşturmacası oraya buraya gitme derken bazen , sık sık :) ev dağınık oluyor ama bakınız aşağıdaki resim beni nasıl anlatıyor. Birinin size geliyoruz telefonu ile ilahi bir güç bana geliyor ve hooop ev pırıl pırıl oluyor :D


3 Haziran 2012 Pazar

Mkbl Concept İle Havanızı Atın :)

Mkbl Concept nedir ?? ( bilmeyenler için buyrun buradan tıks tıks ) Blog yazarı Makbule Ablanın Tasarımlarını Sattığı site :)
Bir blogger olmadığım sadece okuyarak takıldığım zamanlarda ilk takip ettiğim bloggerlardandır kendisi..Blogu içinde buradan tıks tıks .. Makbule ablayı iyi ki tanımışım bu harika elbiselerinden iyi ki birer birer ediniyorum.

Geçen gün bir arkadaşımın nişan töreni için makbule abladan bu yırtmaçlı elbiseyi sipariş ettim. Laf aramızda nişanda pek havalı havalı gezdim ama gerçekten süper oldum yaaa maşallah bana :) Saçlarımda yine kıvırcık, kabarık oohhh ( Normalde bildiğin pırasa saçlara sahibim ) Var mı benden güzeli şekeriiii :)

Makbule ablacım tekrar ellerine, emeğine sağlık.
Gelelim bu elbiseyi nasıl kombinlediğime ;

** Elbise MKBL CONCEPT
** Küpe KOTON
** Ayakkabı İNCİ



Gıcıkmısın Kızım Yaaaa :)

Ayyyy birazdan göreceğiniz okuyacağınız bakacağınızz karikatürde anlatılan olay gelmiştir değil mi birçoğumuzun başına ..

Vardır böyle tipler beni çağırmadı bana gel demedi bıdı bıdı bıdııı
Gıcıksınız işteeee Gıcık :D :D Böyle Yarebbbiiimm diyip saçına dalınası tipler amacınız ne ?!?!


2 Haziran 2012 Cumartesi

Ödül Gecesi Kombinimmm :)

İnsan çok çalışınca sanırım zamanla karşılığını alıyor .. Neredeyse 7 - 8 yıldır iş hayatındayım. Üniversite okumadığım için :'( okuyamadığım için iş hayatına erken başladım .. Ve yavaş yavaş büyümeye başladım. Geçen gün işimle alakalı özel bir kuruluşun verdiği 2012 yılı inovasyon ödülünü aldım. Tabiki bu ödül sadece benim hakkım, çabam ve emeğimle değil. Tüm ekibimizin,çalışanlarımızın katkısıyla oldu. Gönülden milyonlarca teşekkürler onlara .. İş hayatında biraz sinir gıcık bir tipim ben ;) Herkes hakkını vererek çalışmalı , aptallık yapmamalı ..

Neyseee  bak yine gaza geldiiim.
Veee ödülümü almaya bu kombinle gittim :) Elbisem bir kaç yıllık kotondan almıştım. Ketenimsi birşey aslında krem rengi ama altın sarısı pırıltıları var. aaaa bu arada ayakkabımda yeni İnci'den Mkbl Concept ten aldığım yeni cici elbisem için aldım ( o kombinim yarın ki yazımda ) ama ben baktım bu kombine de gidiyor, giyiverdim bende :)
Saçlarımıda kıvır kıvır yaptırım böyle havalı havalı , oooohhhh ..

Acayip heyecanlandım sahneye çıkarken pek havalandım ama tir tir titredim :)
Hakkıyla çalışan herkes inşallah emeklerinin karşılığını alır birgün





1 Haziran 2012 Cuma

Osmanlı Cumhuriyeti ...

Ata Demirer'in bu filmini izlemek için bayaa geç kalmışım ne yazık ki ..

Osmanlı Cumhuriyeti , 1888 yılında başak tarlasında koşan ve sonra Mustafa Kemal olduğu anlaşılan çocuğun bir ağaca tırmanıp, kafesteki bülbülü alırken kafasının üzerine düşmesiyle başlıyor. Ardından filmin kararması ile 2008 yılına geliniyor. Bu tarihte Kurtuluş Savaşı gerçekleşememiş ve Türkiye Cumhuriyeti kurulamamıştır. Bununla birlikte Mustafa Kemal Atatürk adında bir önder de ortaya çıkamamış ve Ankara başkent olamamıştır. Osmanlı İmparatorluğu, yaşadığı ağır toprak kayıpları sonucunda Anadolu'nun batısına kadar gerilemiş, sonucunda Amerikan mandasına girmiştir. Padişah 7. Osman aşık olmuş ve sonunda birkaç olay geçirerek kendisinin başkaları karşısında bir kukla olduğunu trajikomik bir şekilde anlamıştır. Ayrıca sadrazamı dahil çevresindekiler AB yanlısıdır.

Filmde Atatürk Kurtuluş Savaşını Başlatmasaydı başımıza neler gelebilirdi, traji komik şekilde anlatılmış.

Kesinlikle İzlenmesi Gereken Bir Film Olmuş.